<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>A arşivleri - Global Academy</title>
	<atom:link href="https://www.globacademy.org/tag/a/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.globacademy.org/tag/a/</link>
	<description>Global Academy</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Dec 2020 09:17:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>AB&#8217;de Güvenlik</title>
		<link>https://www.globacademy.org/abde-guvenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 09:17:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Temel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Tuğtan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Mehmet Ali Tuğtan</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/abde-guvenlik/">AB&#8217;de Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a rel="noreferrer noopener" href="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" data-type="URL" data-id="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" target="_blank">Mehmet Ali Tuğtan</a></p>



<p class="has-text-align-left"></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/abde-guvenlik/">AB&#8217;de Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Askeri Güvenlik</title>
		<link>https://www.globacademy.org/askeri-guvenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 09:13:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Temel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Tuğtan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Mehmet Ali Tuğtan</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/askeri-guvenlik/">Askeri Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a rel="noreferrer noopener" href="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" data-type="URL" data-id="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" target="_blank">Mehmet Ali Tuğtan</a></p>



<p class="has-text-align-left"></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/askeri-guvenlik/">Askeri Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Savunma Ajansı</title>
		<link>https://www.globacademy.org/avrupa-savunma-ajansi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 09:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Temel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Tuğtan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Mehmet Ali Tuğtan</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-savunma-ajansi/">Avrupa Savunma Ajansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a rel="noreferrer noopener" href="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" data-type="URL" data-id="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" target="_blank">Mehmet Ali Tuğtan</a></p>



<p class="has-text-align-left"></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-savunma-ajansi/">Avrupa Savunma Ajansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Operasyonları</title>
		<link>https://www.globacademy.org/ab-operasyonlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 09:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Temel Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Tuğtan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Mehmet Ali Tuğtan</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/ab-operasyonlari/">AB Operasyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a rel="noreferrer noopener" href="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" data-type="URL" data-id="http://www.secopedia.org/mehmet-ali-tugtanyazar/" target="_blank">Mehmet Ali Tuğtan</a></p>



<p class="has-text-align-left"></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/ab-operasyonlari/">AB Operasyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Atlantik Ortaklığı</title>
		<link>https://www.globacademy.org/avrupa-atlantik-ortakligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 20:26:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güvenlik Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şevket Ovalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Şevket Ovalı</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-atlantik-ortakligi/">Avrupa Atlantik Ortaklığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a href="http://www.secopedia.org/ali-sevket-ovaliyazar/" data-type="post" data-id="111">Şevket Ovalı</a></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-atlantik-ortakligi/">Avrupa Atlantik Ortaklığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayaklanma-Ayaklanmaya Karşı Koyma</title>
		<link>https://www.globacademy.org/ayaklanma-ayaklanmaya-karsi-koyma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 20:11:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güvenlik Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Fulya Aksu Ereker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=3330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Fulya Aksu Ereker</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/ayaklanma-ayaklanmaya-karsi-koyma/">Ayaklanma-Ayaklanmaya Karşı Koyma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a href="http://www.secopedia.org/fulya-aksu-erekeryazar/" data-type="post" data-id="64">Fulya Aksu Ereker</a></p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/ayaklanma-ayaklanmaya-karsi-koyma/">Ayaklanma-Ayaklanmaya Karşı Koyma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afrika&#8217;da Güvenlik</title>
		<link>https://www.globacademy.org/afrikada-guvenlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2020 11:36:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölgesel Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Fulya Aksu Ereker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=2726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Fulya Aksu Ereker Dünyanın en büyük ikinci kıtası olan ve elli dört devlete ev sahipliği yapan Afrika, birbirinden farklı çok sayıda güvenlik sorununa da sahne olmaktadır. Bir yandan bu ülkeler açısından tek tek güvenlik sorunlardan bahsedilebilirken diğer yandan kıta içindeki alt bölgeleri ve kıtanın tamamını ilgilendiren farklı sorunlar söz konusudur. Bu sorunlar pek çok [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/afrikada-guvenlik/">Afrika&#8217;da Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center" style="font-size:16px">Yazar: <a rel="noreferrer noopener" href="http://www.secopedia.org/fulya-aksu-erekeryazar/" data-type="URL" data-id="http://www.secopedia.org/fulya-aksu-erekeryazar/" target="_blank">Fulya Aksu Ereker</a></p>



<p>Dünyanın en büyük ikinci kıtası olan ve elli dört devlete ev sahipliği yapan Afrika, birbirinden farklı çok sayıda güvenlik sorununa da sahne olmaktadır. Bir yandan bu ülkeler açısından tek tek güvenlik sorunlardan bahsedilebilirken diğer yandan kıta içindeki alt bölgeleri ve kıtanın tamamını ilgilendiren farklı sorunlar söz konusudur. Bu sorunlar pek çok örnekte iç içe geçebilmektedir. Uzun yıllar Avrupa devletlerinin sömürgesi altında bulunan, bu süreçte hem doğal kaynakları hem de insanları farklı kıtalara taşınan Afrika’nın karşı karşıya kaldığı sorunların temelinde de bu geçmiş yatmaktadır. Sömürgeci devletlerin kendi aralarındaki rekabetlere ve bu rekabetler doğrultusunda farklı paylaşımlara sahne olan Afrika ülkeleri, bağımsızlıklarını kazandıktan sonra sömürge döneminin etkilerini, ortaya çıkan yeni güvenlik sorunları da eklenince çok ağır bir biçimde hissetmeye başlamışlardır. Üstelik sömürgeciliğin sona ermiş olması, uzun yıllar süren bu dönem boyunca işleyen uygulamaların sona ermesi anlamına gelmemiştir. Çeşitli özel kuruluşlar aracılığıyla bölgedeki etkinliklerini devam ettiren Britanya, Fransa gibi eski sömürgeci devletler, bölgeyi farklı biçimlerde de olsa sömürmeye, yönetmeye ve yönlendirmeye devam etmektedir. Bu nedenle aradan geçen süreye rağmen sömürgeciliğin etkilerinden kurtulmak mümkün olmamış, bu durum mevcut güvenlik tehditlerinin ortadan kalkmasından çok biçim değiştirmesine neden olmuştur.<br></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/africa-political-map-1.jpg" alt="" class="wp-image-2750"/><figcaption><em>Afrika kıtası siyasi haritası</em><br><em>Kaynak: https://www.mapsofworld.com/africa-political-map.htm</em>l</figcaption></figure>



<p>Soğuk Savaş’ın sona ermesinden itibaren değişen yeni uluslararası düzende klasik devlet merkezli güvenlik anlayışından daha kapsamlı ve çeşitli bir bakış açısı gerekli hale gelmiş, bu kapsamda artık yalnızca askeri güvenlik değil, hepsi de Afrika için geçerli olan siyasi, ekonomik, toplumsal, çevresel güvenlik gibi ihtiyaçları ve hakları ekseninde insan güvenliğini merkeze alan bir güvenlik anlayışı öne çıkmıştır. Söz konusu dönüşümle birlikte daha da karmaşıklaşan Afrika’nın güvenlik gündemi, kıtayla sınırlı da değildir, uluslararası barış ve güvenliği de yakından etkilemektedir. Özellikle Avrupa ülkeleri geçmişteki sömürge ilişkileri, coğrafi yakınlık ve devam eden mevcut bağlantıları nedeniyle Afrika’daki gelişmelerle hem yakından ilgilenmekte hem de bu gelişmelerin etkisini yakından hissetmektedir.<br></p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/15965343_303-1.jpg" alt="" class="wp-image-2760" width="801" height="451"/><figcaption><em>2011’de Somali’de yaşanan büyük kıtlık</em><br><em>Kaynak: https://www.dw.com/en/2011-somali-famine-worse-than-1992s/a-16784908</em></figcaption></figure>



<p>Afrika’daki güvenlik problemlerinin başında kıtanın sahip olduğu geniş topraklar ve zengin doğal kaynaklara rağmen içinde bulunduğu kronik yoksulluk gelmektedir. Yüzyıllar süren sömürge yönetimleri sırasında kaynakların acımasızca ve özensizce sömürülmesi, zaman içinde kaynakların azalmasına ve neredeyse kullanılmaz hale gelmesine neden olmuştur. Bu ise bölge halkının su ve yiyecek gibi temel maddelere bile ulaşımında önemli engeller yaratarak kıtada gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Buna kıtanın iklim değişikliğinden olumsuz bir biçimde etkilenmesi ve seller, kuraklık gibi doğal felaketler de eklendiğinde, tehdidin boyutu büyümekte, çevresel güvenlik sorunları da resme eklenmektedir. Yetersiz beslenme ve temiz su kaynaklarından yoksunluk, alınan bütün önlemlere rağmen hala önemli bir sorundur. Üstelik kıtada nüfus artışının da yüksek olması başta su ve gıda olmak üzere kaynak sorununu daha da derinleştirmektedir.<br>Afrika’daki güvenlik sorununun boyutlarını daha da genişleten bir diğer unsur ise bu kaynakların dağılımındaki adaletsizliktir. Kıtada ekonomik büyüme normal düzeylerde gerçekleşse de halkın büyük çoğunluğunun bu büyümeden aldığı pay oldukça düşüktür. Bu adaletsiz yapı kıtadaki çatışmaların sayısını ve yoğunluğunu da etkileyerek Afrika halklarını tehdit eden bir diğer önemli güvenlik sorununu ortaya çıkarmaktadır. Bölge ülkeleri arasındaki askeri çatışmaların sayısı özellikle Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte ciddi ölçüde azalmış ve bölgedeki güvenlik sorunları arasında yerini korumakla birlikte öncelik sıralamasında üst sıralardaki yerini kaybetmiştir. Buna karşılık iç savaşlar, ayaklanmalar ve terörist faaliyetler Afrika’da güvenliksizliğin (<em>insecurity</em>) sık rastlanan önemli unsurları haline gelmiştir. Özellikle yoksulluk ve ekonomik adaletsizliğin neden olduğu tepkiler genç nüfus başta olmak üzere bölge halklarını iç savaş, ayaklanma, terör gibi eylemlere katılmaya itmektedir. Başta terörist örgütler olmak üzere çeşitli suç örgütleri de kendi amaçları doğrultusunda kullanabilecekleri önemli bir insan kaynağını bölgede hazır bulmaktadır. Çocuk askerler bu anlamda bölgenin en önemli insani sorunlarından biri haline gelmiştir. Söz konusu örgütlerin temel faaliyetlerini uyuşturucu, insan ve elmas kaçakçılığı gibi hem insan güvenliğini tehdit eden hem de bölgenin zenginliklerinin dışarıya akmasına neden olan faaliyetler oluşturmaktadır. Bölgenin bir diğer sorunu olan yönetim açığı ise, bu örgütlerin faaliyetlerini neredeyse hiçbir engelle karşılaşmadan sürdürmelerine olanak tanımaktadır.<br>Diğer yandan bu ölçüde güvenlik sorunlarının üstesinden gelinmesi güçlü demokratik yapılara sahip devletleri gerekli kılarken, Afrika’da bu tip devletlerin yokluğu sorunları daha da derinleştiren bir dinamik haline gelmektedir. Bölgede bağımsız devlet geleneğinin bulunmaması ve bu devletlerin sömürge yönetimi sonrası kazandıkları siyasi bağımsızlıklarını destekleyecek ekonomik bağımsızlık gibi kaynaklardan yoksun olmaları devlet kurumlarının ve demokrasinin gelişmesinin önündeki en büyük engellerdir. Pek çok Afrika devleti bu anlamda ‘başarısız devlet’ kategorisinde ele alınacak kadar olumsuz koşullara sahiptir. Afrika hükümetlerinin mevcut güvenlik sorunlarının üstesinden gelmelerini sağlayacak gelişme ve kalkınma adımlarını atmaları, zayıf yönetimleri ve yozlaşma da eklenince olanaksızlaşmaktadır. Demokrasinin gelişmesine engel olan bu yapı, temsil adaletsizliğinin de etkisiyle, zaten yönetimlere karşı öfke dolu olan kesimleri marjinalleştirmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim1-1.jpg" alt="" class="wp-image-2770"/><figcaption><em>Batı Afrika’da faaliyet gösteren Boko Haram terör örgütü</em><br><em>Kaynak:</em><a href="https://edition.cnn.com/2014/06/09/world/boko-haram-fast-facts/index.html">https://edition.cnn.com/2014/06/09/world/boko-haram-fast-facts/index.html</a></figcaption></figure>



<p>Kıtada barışla beraber güvenliğin de ortadan kalkması yalnızca insanların hayatlarını kaybetmelerine değil, ayrıca yaşadıkları yerleri de terk etmelerine ya da terk etmeye zorlanmalarına yol açmaktadır. Bu durum gittikçe büyüyen bir zorla yerinden edilme ve mülteci krizini beraberinde getirmektedir. Bu kriz sadece Afrika’da değil, kendilerine yaşamlarını sürdürebilecekleri güvenli bir yer arayan Afrika halklarının, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere gittikleri diğer ülkelerde de kendisini hissettirmektedir. Başlı başına yolculuk bile pek çok insanın hayatlarını kaybetmelerine neden olan tehlikelerle doludur. Afrika’da insan hayatını tehdit eden bir diğer önemli sorun ise yeterli sağlık hizmetinin sağlanamaması, insanların bu konuda bir güvenceye sahip olmamasıdır. Bebek ölümleri başta olmak üzere insanlar önlenebilir ve tedavi edilebilir hastalıklar yüzünden hayatını kaybetmektedir. Salgın hastalıklar bölgenin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Yeterli kaynak ve kurumların yokluğu sağlık sorunlarının bir kriz halini almasına neden olmuştur. Bu krizin hafifletilmesi ancak dış yardımlar sayesinde mümkün olmaktadır. Yine de bölgedeki diğer güvenlik sorunlarında olduğu gibi sağlık güvenliği sorunlarının da yalnızca dış yardımla ortadan kaldırılması mümkün görünmemektedir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Okuma Önerileri</strong> </li><li>Kitap: James J. Hent,&nbsp;<em>Routledge Handbook of African Security</em>, Londra-New York, Routledge, 2014.</li><li>Roman: Goretti, Kyomuhendo,&nbsp;<em>Waiting</em>:&nbsp;<em>A Novel of Uganda’s Hidden War,&nbsp;</em>New York, Feminist Press, 2007.</li><li>Roman: Nkosinathi, Sithole,&nbsp;<em>Hunger Eats a Man</em>, South Africa, Penguin Random House South Africa, 2016.&nbsp;</li><li>Roman: J.M. Coetzee,&nbsp;<em>Life and Times of Michael K,&nbsp;</em>Johannesburg, Ravan Press, 1983.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>İzleme Önerileri</strong></li><li>Belgesel: Stealing Africa,2012.</li><li>Film: Blood Diamond (Kanlı Elmas), 2006.</li><li>Film: Beasts of No Nation, 2015.</li><li>Film: Tsotsi, 2005.</li><li>Film: Hotel Rwanda (Rwanda Hoteli), 2004.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Dinleme Önerileri:</strong></li><li>Podcast: “Episode 2: The Effects of Covid-19 on African Security”, <em>Adversity Quotient, </em><a href="https://open.spotify.com/episode/4YwMbM878Auemqga5zb6Rg?si=_nUiSzmkTwe8W629t6rxrQ">https://open.spotify.com/episode/4YwMbM878Auemqga5zb6Rg?si=_nUiSzmkTwe8W629t6rxrQ</a><em> </em>(Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li><li>Podcast:<strong> </strong>“S2 Episode 4: Strengthening Africa’s Hand in Peace and Security”, <em>The Horn</em>,&nbsp; <a href="https://open.spotify.com/episode/6nmZ5xTaHLHXaLpPB99gPu?si=--uIhpDiQe2Cwv5qlUt0fg">https://open.spotify.com/episode/6nmZ5xTaHLHXaLpPB99gPu?si=&#8211;uIhpDiQe2Cwv5qlUt0fg</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li><li>Şarkı: Toto, <em>Africa, </em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=FTQbiNvZqaY">https://www.youtube.com/watch?v=FTQbiNvZqaY</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li><li>Şarkı:<strong> </strong>Bob Marley and The Wailers, <em>Africa Unite, </em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=oOhGS9BrY5k">https://www.youtube.com/watch?v=oOhGS9BrY5k</a>, (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li></ul>
<p><a href="https://www.globacademy.org/afrikada-guvenlik/">Afrika&#8217;da Güvenlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA)</title>
		<link>https://www.globacademy.org/avrupa-konvansiyonel-kuvvetler-antlasmasi-akka/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2020 15:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güvenlik Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şevket Ovalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=2436</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Ali Şevket Ovalı 1990 yılında Paris’te imzalanan ve Temmuz 1992’de yürürlüğe giren Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA) (Treaty on Conventional Forces in Europe &#8211; CFE) NATO ve Varşova Paktı arasında imzalanmıştır. Antlaşma zırhlı muharebe araçları, muharebe tankları, savaş uçakları, toplar ve saldırı helikopterlerini içeren toplam beş konvansiyonel silah kategorisinde sayıca indirimi, karşılıklı bilgi paylaşımını [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-konvansiyonel-kuvvetler-antlasmasi-akka/">Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a href="http://www.secopedia.org/ali-sevket-ovaliyazar/" data-type="post" data-id="111">Ali Şevket Ovalı</a></p>



<p>1990 yılında Paris’te imzalanan ve Temmuz 1992’de yürürlüğe giren Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA) (<em>Treaty on Conventional Forces in Europe </em>&#8211; CFE) <a href="http://www.secopedia.org/nato-kuzey-atlantik-antlasmasi-orgutu/" data-type="post" data-id="200">NATO</a> ve <a href="#">Varşova Paktı</a> arasında imzalanmıştır. Antlaşma zırhlı muharebe araçları, muharebe tankları, savaş uçakları, toplar ve saldırı helikopterlerini içeren toplam beş konvansiyonel silah kategorisinde sayıca indirimi, karşılıklı bilgi paylaşımını ve her bir kategori için de anlaşmaya taraf olan ülkeleri bağlayacak sınırlamaları içermektedir. Antlaşma coğrafi olarak Avrupa’nın Atlantik kıyılarından başlayıp Sovyetler Birliği’nin Ural Dağları’na kadar olan bölümü kapsamaktadır. Antlaşmaya taraf olan ülkeler, anlaşmanın uygulanması ve belirlenen hedeflerine ulaşmasından sonra da güvenlik ve istikrarın temini için birlikte çalışmayı ve her türlü çabayı göstereceklerini taahhüt etmişlerdir.</p>



<p>Antlaşmanın 2. maddesi beş kategoride belirlenen silahların neler olduğunu açıkça ifade etmektedir. Anlaşmanın 3, 4, ve 5. bölümlerinde tarafların tabi olacağı sınırlamalar rakamlarla ifade edilirken ilerleyen bölümlerde de indirimlerin kapsamı ve nasıl yapılacağını açıklayan ifadeler bulunmaktadır. Antlaşmanın ek protokolleri, indirime tabi olacak silahların envanterini çıkarırken, imha veya görev dışı bırakma süreçlerinin nasıl yürütüleceğini ve devletlerin tabi olacakları usulleri açıklamaktadır. AKKA Antlaşması’nın her iki taraf için toplam olarak getirdiği rakamsal sınırlamalar, muharebe tankları için 40.000, zırhlı muharebe araçları için 60.000, toplar için 40.000, savaş uçakları için 13.600 ve taarruz helikopterleri için de 4000’dir. Deniz üzerindeki tüm donanma unsurları bu Antlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır. Öte yandan, kuvvet indirimi sürecinde bahsi geçen askeri ekipmanın satılması yasaklanmış, yok edilmesi veya barışçıl amaçlarla kullanılabilecek hale getirilmesi karara bağlanmıştır. AKKA Antlaşması sadece rakamsal sınırlamalar üzerinde durmamış ve Antlaşmanın uygulanacağı birbirine geçen dört bölge belirlemiş ve bu sayede taraf ülkelerin kuvvet indirimleri neticesinde yapacakları kaydırmaların belli bir alanda toplanmasının önüne geçmek hedeflenmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/4932.jpg" alt="" class="wp-image-2437" width="729" height="493"/><figcaption><em>1990 Paris Zirvesi İmza Töreni</em><br><em>Kaynak: </em><a href="https://www.osce.org/mc/4932"><em>https://www.osce.org/mc/4932</em></a></figcaption></figure>



<p>Sovyetler Birliği’nin 1991 sonunda resmen dağılması ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler AKKA’nın&nbsp; yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiştir. Eski Doğu Bloku ülkelerinin birer birer NATO’ya üyelik başvurmaları ve Birinci Çeçenistan Savaşı sırasında Rus Ordusu’nun verdiği kayıplar, Rusya’nın AKKA’nın değişen koşullara göre yeniden ele alınması yönündeki talepleriyle sonuçlanmıştır. Bu doğrultuda, 1996 yılında AKKA Anlaşması’nın kanat bölgeleri üzerinde düzenlemeler yapılarak Rusya’nın arttırım talepleri karşılanmıştır. Fakat yakın çevresinde yaşanan istikrasızlıklar ve silahlı çatışmaların yanı sıra NATO’nun coğrafi alanını genişletmeye başlaması, Rus tarafında konvansiyonel üstünlüğün yeniden tesis edilmesinin gerekliliğini göstermiştir. Rusya’nın şikâyet ve taleplerini dikkate alan NATO ülkeleri 1996 ile 1999 arasında AKKA’nın yenilenmesi görüşmelerini sürdürmüşlerdir.</p>



<p>1999’da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) İstanbul Zirvesi sırasında AKKA’nın güncellenen versiyonu taraflarca imzalanmış ve Antlaşma Soğuk Savaş sonrası şartlarına uyarlanmıştır. Antlaşmaya getirilen en önemli yenilik, blok siyasetinin gerektirdiği ülke gruplarının ortadan kalkması ve her ülke için ulusal ve ülkesel kısıtlılıkların getirilmesidir. Antlaşmada ulusal kısıtlılıklar, o devletin belirlenen alanda bulundurabileceği ve Anlaşmaya tabi olan silah tavan sayısını belirlerken, ülkesel kısıtlılıklar da o ülkede bulunabilecek ittifak veya diğer ülkelere ait silahlara birlikte bulunabilecek toplam silah tavan sayısını ifade etmektedir. Yenilenmiş AKKA ile Antlaşmaya taraf devletlere askeri tatbikatlar veya geçici durumlar için ülkesel kısıtlılıkları belli oranlarda aşma imkânı verilmiştir ancak geçici durumun ne olduğu konusu muğlaktır.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim1-9.png" alt="" class="wp-image-2438" width="713" height="509"/><figcaption><em>AGİT İstanbul Zirvesi / 18-19 Kasım 1999</em><br><em>Kaynak: </em><a href="https://www.cvce.eu/en/obj/osce_summit_in_istanbul_18_and_19_november_1999-en-043c2f6c-8e38-49a6-9188-277a63c71809.html"><em>https://www.cvce.eu/en/obj/osce_summit_in_istanbul_18_and_19_november_1999-en-043c2f6c-8e38-49a6-9188-277a63c71809.html</em></a></figcaption></figure>



<p>Öte yandan İstanbul Zirvesi’nde NATO üyelerinin karşı çıktığı üç önemli konu bulunmaktaydı. Bunlar Rusya’nın kanat bölgelerinde belirlenen sınırların üzerinde sayılarda güç bulundurması, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Gürcistan topraklarında Gürcü hükümetinin onayladığı rakamların üstündeki mevcudiyetleri ve Rusya’nın Moldova’daki askeri mevcudiyeti konularıydı. NATO bu konuda çok diretmiş ve Rusya İstanbul Zirvesi’ndeki taahhütlerine uyana kadar revize Antlaşmayı onaylamayacağını bildirmişti. Rusya’nın Gürcistan ve Moldova hükümetleriyle ülkedeki Rus kuvvetlerinin durumuna dair imzaladığı anlaşmalara uymamakta ısrar etmesi, AKKA’nın yenilenmiş versiyonunun uzunca bir süre sürüncemede kalmasına yol açmıştır. Rusya’nın ağırdan alması ve İstanbul taahhütlerine uymamasının sebepleri ise NATO’nun &nbsp;1999 ve 2004 arasında genişleme sürecine devam etmesi, NATO ülkelerinin AKKA’nın yenilenmiş halini onaylamamaları, ABD’nin Romanya ve Bulgaristan’daki askeri mevcudiyeti ve ABD’nin Füze Kalkanı Savunma projesi çerçevesinde Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne ekstra unsurlar yerleştirmesi olarak sıralanabilir.</p>



<p>Vladimir Putin, ABD’nin Füze Kalkanı Projesi’nin Baltık’tan Kafkasya’ya kadar tüm bölgede istikrarsızlık kaynağına dönüştüğü uyarısında bulunurken Rusya’nın gerekirse AKKA’dan çekileceğini de ifade etmekteydi. Rusya’nın 2007’de ülke güvenliğini etkileyen ve acil önlemler alınmasını gerektiren olağanüstü koşulları gerekçe göstererek AKKA’yı askıya alması, zaten başından beri hassas bir zeminde yürütülmeye çalışan süreci tamamen bitirmiştir. ABD ise Füze Kalkanı Projesi ile AKKA’nın birbiriyle ilişkilendirilemeyeceği ve projenin İran ve Kuzey Kore tehditlerine karşı sürdürüldüğünü ifade etse de Rusya’yı ikna etmekte başarısız olmuştur. 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı, 2009’a kadar devam eden İkinci Çeçen Savaşı gibi gelişmeler Rusya’nın özellikle Kafkasya’daki hassas durum sebebiyle AKKA’dan çekilmesine zemin hazırlamıştır. Mart 2015’te Rusya’nın Antlaşmadan tamamen çekildiğini açıklaması, NATO tarafından tepkiyle karşılanmış ve bu hadise yeni bir konvansiyonel silahlanma döneminin başlangıcı olmuştur. &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>AKKA’nın yenilenmiş hali bile bugünün jeopolitik gerçekleriyle ve gelişmekte olan konvansiyonel silah teknolojileriyle bağdaşmamaktaydı. Tüm aksayan taraflarına rağmen AKKA, Avrupa’daki silahsızlanma ve silahların yayılımını engelleme çabalarının konvansiyonel silahlarla ilgili alanındaki en kapsamlı ve en geniş katılımlı Antlaşma idi. Güvenlik analistleri Antlaşmanın çökmesinin Avrupa’da maliyetli ve yüksek riskli yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceğinden endişe etmektedirler.</p>



<p><strong>Okuma Önerileri:</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Makale: Mark R. Wilcox, “Russia and the Treaty on Conventional Armed Forces in Europe (CFE Treaty)-A Paradigm Change?”, <em>The Journal of Slavic Military Studies</em>, Cilt 24, No 4, 2011, s. 567-581.</li><li>Makale: Randall Forsberg, Rob Leavitt ve Steve Lilly-Weber, “Conventional Forces Treaty Buries Cold War”, <em>Bulletin of the Atomic Scientists,</em> Cilt 47, No 1, 1991, s. 32-37.</li><li>Rapor: <em>Salvaging the Conventional Armed Forces in Europe Treaty Regime: Options for Washington</em>, Washington DC, Brookings, 2010.</li></ul>



<p><strong>İzleme Önerileri:,</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Video: Weapons Check, CFE Tretay Inspectors, <em>Deutsche Welle </em><a href="https://www.dw.com/en/weapons-check-cfe-treaty-inspectors/av-6681789">https://www.dw.com/en/weapons-check-cfe-treaty-inspectors/av-6681789</a> (Erişim Tarihi: 23 Kasım 2020).</li><li>Video: VCDNP Webinar: “Does Arms Control Have a Future?”, <em>VCDNP </em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=d94j2CEm5YA&amp;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=d94j2CEm5YA&amp;feature=youtu.be</a> (Erişim Tarihi: 23 Kasım 2020). &nbsp;</li></ul>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-konvansiyonel-kuvvetler-antlasmasi-akka/">Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)</title>
		<link>https://www.globacademy.org/avrupa-guvenligi-ve-isbirligi-teskilati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2020 15:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güvenlik Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şevket Ovalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=2430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Ali Şevket Ovalı 1994 Budapeşte Zirvesi ile kurulan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) silahların  kontrolü, terörizm ve enerji güvenliği gibi klasik güvenlik konularının yanı sıra demokrasi, insan hakları, çatışmaların önlenmesi, kriz yönetimi, çatışma öncesi erken uyarı ve çatışma sonrası rehabilitasyon alanlarında da siyasi diyalog forumu olarak işlev gören uluslararası bir örgüttür. Diğer örgütlerden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-guvenligi-ve-isbirligi-teskilati/">Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a href="http://www.secopedia.org/ali-sevket-ovaliyazar/" data-type="post" data-id="111">Ali Şevket Ovalı</a></p>



<p>1994 Budapeşte Zirvesi ile kurulan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) silahların  kontrolü, terörizm ve enerji güvenliği gibi klasik güvenlik konularının yanı sıra demokrasi, insan hakları, çatışmaların önlenmesi, kriz yönetimi, çatışma öncesi erken uyarı ve çatışma sonrası rehabilitasyon alanlarında da siyasi diyalog forumu olarak işlev gören uluslararası bir örgüttür. Diğer örgütlerden farklı olarak bağlayıcılığı olan bir kurucu antlaşması/sözleşmesi bulunmayan AGİT’te kararlar oybirliği ile alınır ve bu kararların siyasi bağlayıcılığı vardır. NATO ve AB gibi örgütlerle kıyaslandığında son derece kısıtlı bütçesine rağmen  AGİT’in başarıyla yürüttüğü pek çok misyon vardır. AGİT’in halen üç kıtadan 57 üyesi ve Asya’dan 5 Akdeniz’den 6 ülkenin içinde yer aldığı işbirliği ortakları bulunmaktadır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim1-8.png" alt="" class="wp-image-2431" width="641" height="233"/></figure></div>



<p>Her ne kadar 1994’te kurulmuş olsa da AGİT’in geçmişi 1970’lerde Doğu ve Batı Blokları &nbsp;arasındaki yumuşama dönemine dayanmaktadır. 1972’nin sonunda iki Almanya arasında imzalanan anlaşma sadece iki ülkenin birbirlerini tanımaları anlamına gelmiyor aynı zamanda bloklar arası bir diyalog sürecinin de yürütülebileceğine işaret ediyordu. Temmuz 1973’te Helsinki’de başlayan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) işte tam da bu yumuşama atmosferinin bir sonucuydu. Yaklaşık iki yıl süren görüşmeler neticesinde 1975’te imzalanan Helsinki Nihai Senedi üç ana alanda/sepette toplanan ilkeler ve işbirliği sahaları belirlemiştir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim2-8.png" alt="" class="wp-image-2432" width="658" height="425"/><figcaption><em>Helmut Schmidt, Erich Honecker, Gerald Ford ve Bruno Kreisky 1975 Helsinki Zirvesi’nde</em></figcaption></figure></div>



<p>Devletler arasındaki ilişkilerin hangi ilkeler çerçevesinde yürütüleceğinin belirlendiği birinci sepette, eşit egemenlik, egemenlik haklarına saygı göstermek, sınırların ihlal edilmemesi ve toprak bütünlüğüne saygı, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü, içişlerine karışmama, ilişkilerde güç kullanma veya güç kullanma tehdidinde bulunmamak gibi ilkelere yer verilmişti. Bunun dışında. düşünce, ibadet ve inanç özgürlüğü de dahil olmak üzere temel hak ve özgürlüklere saygı, tüm halklar için eşit haklar ve kendi kaderini tayin hakkı, devletler arasında işbirliği ve uluslararası hukuktan doğan sorumlulukların iyi niyet çerçevesinde yerine getirilmesi gibi maddeler de bulunmaktaydı. Birinci sepette ayrıca askeri manevra ve tatbikatların önceden haber verilmesi ve silahsızlanma gibi güven arttırıcı tedbirlere de yer verilmiştir. İkinci sepette ise, ekonomi, ticaret, çevrenin korunması, kalkınma, bilim ve teknoloji gibi güvenliğe katkıda bulunacağı düşünülen alanlarda işbirliği öngörülmüştür. Üçüncü sepette ise siyasi koşullar sebebiyle ayrı düşen ailelerin birleştirilmesi, farklı devlet vatandaşlarının birbirleriyle evlenmelerinin kolaylaştırılması ve seyahat izinleri ile diğer insani konularda işbirliği öngörülmekteydi. <br><br>1975 sonrasında AGİK, ilkeleri ve kapsamlı işbirliği alanları ile bloklar arası ilişkilerin karşılıklı güven ve diyalog çerçevesinde yürütülebileceği ve işbirliğini teşvik eden belki de tek ve en kapsamlı platform olmuştur. Henüz kurumsal bir yapıya kavuşturularak örgüt haline getirilmemiş olan AGİK, Soğuk Savaş’ın resmen bitişine kadar konferanslar ve toplantılar aracılığı ile işbirliği sağlayan bir platform olma işlevselliğini sürdürmüştür. Sovyetlerin Afganistan’ı işgali ile birlikte 1980’den itibaren bloklar arasında yeniden gerilen ilişkiler AGİK’le yürütülen süreçlere de yansımış, fakat tüm gerilimlere rağmen bu platform aracılığı ile sürdürülen diyalog ve işbirliği 1990’a kadar devam etmiştir. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte AGİK’i sadece bir konferans ve toplantılar dizisi olmaktan çıkararak kurumsal bir yapıya dönüştürecek çalışmalar ivme kazanırken, bu doğrultuda en ciddi adım 1990’da Paris’te atılmıştır.  <br>1990’daki Paris Zirvesi’nde <em>Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı</em> olarak adlandırılan belge imzalanmıştır. Bu belge ile imzacı ülkeler, yeni Avrupa’nın ilk gündeminin demokrasiye geçiş ve insan haklarına saygı olacağını kabul etmişlerdi. İmzacı devletler Paris Şartı ile aynı zamanda yeni Avrupa’nın gündemi ve güvenlik gereksinimleri için AGİK’e bir çağrıda bulunarak sekretarya, idari birimler ve saha operasyonlarını yürütecek kalıcı ve kurumsal bir yapı kurulmasını istemişlerdir. AGİK bünyesinde Soğuk Savaş sonrasının tehditleri ve güvenlik ihtiyaçlarına karşılık verecek diyalog süreçleri yürütülmüş ve yeni anlaşmalar da imzalanmıştır. 1990 Paris Zirvesinde imzalanan Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA) ve 1992’de imzalanan Açık Semalar Antlaşması (ASA), AGİK’in Soğuk Savaş sonrasında uluslararası güvenliğe yaptığı en önemli katkılardır. Eski Yugoslavya’nın parçalanması ve Avrupa ile komşu bölgelerde patlak veren gerilimler, AGİK’in kurumsal bir yapıya dönüştürülmesini süreçlerini hızlandırmış ve 1994 Budapeşte Zirvesi ile AGİK’ten AGİT’e geçiş yapılmıştır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim3-6.png" alt="" class="wp-image-2433" width="687" height="414"/><figcaption><em>AGİT’in Viyana’daki merkez binası</em></figcaption></figure></div>



<p>AGİT’in yapısına bakıldığında karar alıcı organlar şunlardır: devlet ve hükümet başkanlarından &nbsp;oluşan ve ihtiyaç duyulduğu zaman toplanan Zirveler; senede bir kez üye ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla toplanan Bakanlar Konseyi; üye devletlerin daimi temsilcileri aracılığı ile katıldıkları ve haftada bir toplanan Daimi Konsey; <a href="#">askeri güvenlik</a> konularının karara bağlandığı Güvenlik İşbirliği Forumu; her yıl bir ülkenin dışişleri bakanı tarafından yürütülen ve önceki mevcut ve sonraki başkanların katıldığı üçlü yapı ile de işleyen Başkanlık makamı. İdari yapının en üstünde ofisi Viyana’da olan sekreterlik bulunurken, çatışma önleme merkezi, ekonomik ve çevresel faaliyetler, cinsiyet eşitliği birimi, ortaklarla işbirliği, sınır aşan tehditler ve kaçakçılıkla mücadele birimleri de Sekreterlik bünyesinde faaliyet göstermektedir. AGİT’in idari yapısında belirli alanlar üzerine uzmanlaşmış üç ayrı kurum da bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla Varşova’daki Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi, Viyana’daki Basın Özgürlüğü Temsilciliği ve Lahey’deki Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliğidir. &nbsp;</p>



<p>AGİT bugün Helsinki Nihai Şartı ile kapsamı belirlenen güvenliğin üç farklı boyutunu (askeri-siyasi, ekonomik-ticari, insani) kapsayacak önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar gençlik ve eğitim projelerinden cinsiyet ayrımcılığı ile mücadeleye, seçim gözlemciliğinden siber güvenliğe, göçten ayrımcılıkla mücadeleye kadar çok geniş bir yelpazede devam etmektedir.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Okuma Önerileri</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kitap: Seth G. Jones, <em>The Rise of European Security Cooperation, </em>Cambridge, Cambridge University Press, 2007.</li><li>Makale:<em> </em>David J. Galbreath ve Aynur Seidyusuf, “Organization for Security and Cooperation in Europe”, Handbook of Governance and Security, der. James Sperling, Elgaronline, 2014, s. 656-670.&nbsp;</li><li>Makale: Emma J. Stewart, “Restoring EU–OSCE cooperation for pan-European conflict prevention”, <em>Contemporary Security Policy</em>, Cilt 29, No 2, 2008, s. 266-284.</li><li>Makale: Ersin Embel, “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)”, <em>UİK Güvenlik Yazıları Serisi</em>, No 4, Eylül 2019, <a href="https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/10/AvrupaGuvenlikIsbirligiTeskilati_ErsinEmbel_v.2.pdf">https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/10/AvrupaGuvenlikIsbirligiTeskilati_ErsinEmbel_v.2.pdf</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li></ul>



<p><strong>İzleme Önerileri</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Konu Anlatımı: <em>Uluslararası Örgütler – Ünite5 Özet – Animasyonlu Anlatım, </em>Açıköğretim Sistemi – Anadolu Üniversitesi <a href="https://www.youtube.com/watch?v=2rjeLg0FUJI">https://www.youtube.com/watch?v=2rjeLg0FUJI</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).</li><li>Video: <em>What is OSCE?, </em>The Organization for Security and Co-operation in Europe (OSCE) <a href="https://www.youtube.com/watch?v=KRYMwpQ44X0">https://www.youtube.com/watch?v=KRYMwpQ44X0</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020). <em>&nbsp;</em></li></ul>



<p><strong>Dinleme Önerileri</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Podcast: “Episode 19: The OSCE’s Role in a COVID-19 World”, <em>War &amp; Peace, </em>Mayıs 2020, <a href="https://podcasts.google.com/feed/aHR0cHM6Ly9mZWVkLmF1c2hhLmNvL3lnZHp2dURSbXBYTA/episode/YzgwNGQ5ODdiMzkzZDhiNmE4ZjM5M2ExZDNjZjg1N2IyNDgyMzA2Yg?hl=en-TR&amp;ved=2ahUKEwifh_z5mJbtAhVRzIUKHUwBAfYQjrkEegQIBRAF&amp;ep=6">https://podcasts.google.com/feed/aHR0cHM6Ly9mZWVkLmF1c2hhLmNvL3lnZHp2dURSbXBYTA/episode/YzgwNGQ5ODdiMzkzZDhiNmE4ZjM5M2ExZDNjZjg1N2IyNDgyMzA2Yg?hl=en-TR&amp;ved=2ahUKEwifh_z5mJbtAhVRzIUKHUwBAfYQjrkEegQIBRAF&amp;ep=6</a> (Erişim Tarihi: 22 Kasım 2020).&nbsp;</li></ul>
<p><a href="https://www.globacademy.org/avrupa-guvenligi-ve-isbirligi-teskilati/">Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Diyaloğu</title>
		<link>https://www.globacademy.org/akdeniz-guvenligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2020 20:31:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güvenlik Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şevket Ovalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.secopedia.org/?p=2143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Ali Şevket Ovalı Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından İttifakın yakın çevresini kapsayacak ve işbirliğine dayalı bir güvenlik mimarisi oluşturmaya çalışan NATO, İttifakın çevresindeki bölgelere yönelik girişimlerini arttırmış ve Barış İçin Ortaklık Projesi gibi programlarla hem ittifakı çevre ülkelere tanıtmak hem de gelecekteki işbirliği mekanizmalarının temelini atmak istemiştir. 1994’de hayata geçirilmiş olan Akdeniz Diyaloğu, bu yeni [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.globacademy.org/akdeniz-guvenligi/">Akdeniz Diyaloğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazar: <a href="http://www.secopedia.org/ali-sevket-ovaliyazar/" data-type="post" data-id="111">Ali Şevket Ovalı</a></p>



<p>Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından İttifakın yakın çevresini kapsayacak ve işbirliğine dayalı bir güvenlik mimarisi oluşturmaya çalışan NATO, İttifakın çevresindeki bölgelere yönelik girişimlerini arttırmış ve <a href="#">Barış İçin Ortaklık</a> Projesi gibi programlarla hem ittifakı çevre ülkelere tanıtmak hem de gelecekteki işbirliği mekanizmalarının temelini atmak istemiştir. 1994’de hayata geçirilmiş olan Akdeniz Diyaloğu, bu yeni güvenlik anlayışı çerçevesinde beş Akdeniz ülkesi ile NATO’nun işbirliğini mümkün kılan ve kolaylaştıran siyasi bir girişimdir. Akdeniz Diyaloğu’na katılarak NATO ile işbirliğine giren ilk ülkeler Tunus, Fas, İsrail, Mısır ve Moritanya’dır. 1995’te Ürdün, 2000’de de Cezayir’in eklenmesiyle Akdeniz Diyaloğu’na katılan ülke sayısı 7 olmuştur. Akdeniz’e kıyısı olan bir başka ülke Libya ise Kaddafi rejiminin tutumu ve sonrasında yaşanan iç savaş sebebiyle bu girişime dâhil olmamıştır. Akdeniz Diyaloğu, NATO ile diyalog ortakları arasında düzenli toplantılar aracılığıyla bilgi paylaşımını sağlamakta ve ortaklaşa yürütülecek siyasi, kültürel, ekonomik ve operasyonel işbirliği programları planlamaktadır.</p>



<p><br>NATO, Akdeniz Diyaloğu’nun ilkelerini yedi maddede özetlemektedir. Bunlar sırasıyla ayrımcılık yapmama, bireysel farklılaşma, kapsayıcılık, iki taraflı angajman, dayatma yapılmaması, tamamlayıcı ve karşılıklı destek ile çeşitliliğin dikkate alınmasıdır. Ayrımcılık yapmama ilkesi, tüm Akdeniz Diyaloğu ortakları arasında NATO ile işbirliği sürecinde ayrım yapılmayacağı ve eşitlik ilkesine göre hareket edileceğini vurgular., Bireysel farklılaşma ilkesi, NATO ile Diyalog ortakları arasındaki işbirliğinin, NATO ve Diyaloğun amaçlarına uygun olmak şartıyla, her bir Diyalog ortağının kendi güvenlik özel güvenlik ihtiyaçlarına göre şekillendirilebileceğini belirtmektedir. Kapsayıcılık ilkesi tüm ortakların işbirliğine dayalı bir güvenlik anlayışının hissedarları olduğuna dikkat çekmekte, iki taraflı angajman ilkesi ile de işbirliğinin danışma mekanizmaları aracılığı ile çift taraflı olarak yürütüleceğinin altını çizilmektedir. NATO’nun Diyalog ortaklarına herhangi bir dayatmada bulunmayacağını taahhüt eden örgüt, tamamlayıcı ve karşılıklı destek ilkesi ile İttifakın AB ve AGİT başta olmak üzere Diyalog Ortağı ülkelerle geliştirilecek diğer güvenlik mekanizmalarının destekleyicisi ve tamamlayıcısı olacağını duyurmuştur. Son olarak NATO, çeşitlilik ilkesi ile işbirliği sürecinde Diyalog ortağı ülkelerin kendilerine özel siyasal, bölgesel ve kültürel koşullarını dikkate alacağını ilan etmiştir.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim1.png" alt="" class="wp-image-1668" width="760" height="457"/><figcaption><em>Akdeniz Diyaloğu ortakları harita üzerinde açık yeşille gösterilmektedir.</em><br><em>Kaynak: “Merkel backs NATO buildup in Eastern Europe”</em> <br>https://www.dw.com/en/merkel-backs-nato-buildup-in-eastern-europe/a-19385342</figcaption></figure>



<p>Siyasi işbirliğini geliştirmek olarak yola çıkan Akdeniz Diyaloğu girişimi, zaman içerisinde etkinlik alanına pratik işbirliğini de ekleyerek, siyasi ve pratik işbirliği şeklinde tanımlanan iki temel sac ayağına sahip olmuştur. Siyasi boyut, 1997 Madrid Zirvesi’nde karar bağlanarak oluşturulan ve Kuzey Atlantik Konseyi gözetiminde görev yapacak olan Akdeniz İşbirliği Grubu tarafından yürütülmüştür. Bu birim 2011’de görevini tüm ortaklıklardan sorumlu olan Ortaklıklar Komitesi’ne bırakırken, işbirliği süreci NATO ile tek bir Diyalog ortağının katıldığı ikili ve NATO ile tüm Diyalog ortaklarının katıldığı çok taraflı toplantılar vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu toplantılar dışında NATO’nun üst düzey yetkililerinin Diyalog ortağı ülkeleri ziyaretleri ile, büyükelçiler ve bakanlar düzeyindeki ziyaretlerle siyasi işbirliği mekanizmalarına işlerlik kazandırılmaktadır. </p>



<p><br>NATO ile Akdeniz Diyaloğu ortak ülkeleri arasındaki pratik işbirliği, 2004 İstanbul Zirvesi’nden sonra hız kazanmıştır. Oluşturulan yıllık çalışma programlarının yaklaşık %85’i askeri alanlarla ilgili olup silahlı kuvvetlerin modernizasyonu, sivil acil eylem planlarının oluşturulması, kriz idaresi, sınır güvenliği, hafif silahların kontrolü, kamu diplomasisi, çevre ve bilim konularında işbirliği, danışma mekanizmaları aracılığı ile terörle mücadele ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi başlıklarda işbirliği sürdürülmektedir. Akdeniz Diyaloğu ortakları pratik işbirliği kapsamında NATO/Barış İçin İşbirliği tatbikatlarına gözlemci olarak katılabilmekte, NATO’nun askeri birimlerini ziyaret edebilmekte ve NATO’nun akademik eğitim faaliyetlerine dahil olabilmektedirler. Pratik işbirliği alanları 2012 sonrasında daha da çeşitlenmiş olup Akdeniz Diyaloğu ortaklarının NATO’nun çeşitli işbirliği araçlarına erişimleri kolaylaştırılmıştır. Diyalog ülkeleri bu sayede Terörizmle Mücadele Ortak Eylem Planı, Sivil Acil Eylem Planı, Avrupa-Atlantik Doğal Afetlere Müdahale Koordinasyon Merkezi Programı gibi pek çok işbirliği mekanizmasına katılma imkanına kavuşmuşlardır. Akdeniz Diyaloğu çerçevesinde ortak ülkelerde NATO tarafından ikili işbirliği projeleri de yürütülmektedir. Örneğin, Mısır ve NATO arasında Barış ve Güvenlik İçin Bilim Programı kapsamında mayınların temizlenmesi projesi yürütülmüş, Tunus Özel Kuvvetlerinin NATO eğitim programları çerçevesinde yetiştirilmeleri sağlanmış ve Ürdün Silahlı Kuvvetlerinde kadınların daha fazla yer alması ve yetiştirilmeleri projeleri desteklenmiştir. </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="http://www.secopedia.org/wp-content/uploads/2020/11/Resim2.png" alt="" class="wp-image-1669" width="747" height="438"/><figcaption><em>28-29 Haziran 2004, NATO İstanbul Zirvesi fotoğrafı</em><br><em>Kaynak: https://www.nato.int/docu/comm/2004/06-istanbul/home.htm#NAC</em></figcaption></figure>



<p>Avrupa’nın ve Transatlantik bölgesinin güvenliği Akdeniz’le doğrudan ilgilidir ve Akdeniz’de yaşanacak istikrarsızlıklar kaçınılmaz olarak NATO İttifakının sorum bölgesini de etkileyecektir. Akdeniz Diyaloğu ile bu bölgenin güvenlik ihtiyaçları anlaşılmaya ve işbirliği mekanizmaları geliştirilmeye çalışılmıştır. Ancak Akdeniz Diyaloğu, kurulduğu günden itibaren pek çok sorunla uğraşmak durumunda kalmıştır. 1990’lı yılların ortalarında Doğu’ya doğru genişleyerek eski <a href="#">Varşova Paktı</a> ülkelerini NATO’ya tam üye yapmak ve Balkanlardaki çatışmalarla uğraşmak durumunda kalan örgütün, Akdeniz Diyaloğu’na ayıracak zaman ve enerjisi kısıtlıydı. Öte yandan, İsrail ve Arap ülkeleri arasında yaşanan gerilimlerin artarak sürmesi de Akdeniz Diyaloğu’nun önündeki yapısal sorunlardan biri olarak gözükmekteydi. Öyle ki Diyaloğun Arap ortakları İsrail’le Arap ülkeleri arasındaki sorunlar çözülmeden herhangi bir işbirliğine girmek istemiyorlardı. NATO’nun Arap ülkelerinde ABD ile eş görülmesi de her biri sömürge geçmişine sahip ortaklık ülkelerinde siyasi ve işbirliğinin önünde önemli engellerdendir. Bir başka önemli sorun da NATO ile Diyalog ortakları arasındaki gündemin uzunca bir süre örtüşmemesi olmuştur. NATO için terörizmle mücadele, silahlanmanın kontrolü gibi sorunlar öncelikli iken Arap ortaklar ekonomik sorunlar, çevre ve Arap-İsrail gerilimlerini güvenlik gündeminin ön sıralarına yerleştirmişlerdi. Yaşanan sorunlar ve yapısal engeller sebebiyle Akdeniz Diyaloğu 2004’e kadar Barış İçin Ortaklık Projesi’nin elde ettiği başarıyı yakalayamamıştır. 2004 İstanbul Zirvesi’nden sonra Akdeniz Diyaloğu gerçek bir ortaklık seviyesine yükseltilmek amacıyla <a href="#">İstanbul İşbirliği Girişimi</a> adı altında Körfez ülkelerini de içine alacak şekilde farklı bir biçime evrilmiştir. </p>



<p><br><strong>Okuma Önerileri:</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kitap: Gareth Mark Rinrow, <em>Dialogue with the Mediterranean: The Role of NATO&#8217;s Mediterranean Initiative, </em>New York, Garland Publishing, 2000.</li><li>Makale: Ian Lesser, Charlotte Brandsma, Laura Basagni ve Bruno Lété, “The Future of NATO’s Mediterranean Dialogue: Perspectives on Security, Strategy, and Partnership”, <em>GMF The German Marshall Fund of the United States, </em>Haziran 2018. <a href="https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_07/20180720_180713-GMF-future-med-dialog.pdf">https://www.nato.int/nato_static_fl2014/assets/pdf/pdf_2018_07/20180720_180713-GMF-future-med-dialog.pdf</a> (Erişim Tarihi: 24 Kasım 2020).</li><li>Makale: Helle Malmvig, “Security through intercultural dialogue? Implications of the securitization of Euro-Mediterranean dialogue between cultures”, <em>Mediterranean Politics</em>, Cilt 10, No 3, 2005, s. 349-364.</li><li>Makale: Pierre Razoux, “NATO Mediterranean Dialogue at a crossroads”, <em>NATO Defense College</em>, No 35, Nisan 2008. <a href="https://www.files.ethz.ch/isn/55304/rp_35_eng.pdf">https://www.files.ethz.ch/isn/55304/rp_35_eng.pdf</a> (Erişim Tarihi: 24 Kasım 2020).</li></ul>



<p><strong>İzleme Önerileri</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Video: NATO Secretary General – 20th anniversary of Mediterranean Dialogue, 9 Aralık 2014, <a href="https://www.youtube.com/watch?v=a87o0jPwxE8">https://www.youtube.com/watch?v=a87o0jPwxE8</a> (Erişim Tarihi: 24 Kasım 2020).</li><li>Video: NATO’s cooperation with countries in the Mediterranean and Middle East region, <em>Worldsecuritynetwork,</em> <a href="https://www.youtube.com/watch?v=jeyihit0TCA">https://www.youtube.com/watch?v=jeyihit0TCA</a> (Erişim Tarihi: 24 Kasım 2020).</li><li>Video: NATO Secretary General at Mediterranean Dialogues Conference, Rome, 22 Kasım 2018, <a href="https://www.youtube.com/watch?v=gjHsRcJdwPQ">https://www.youtube.com/watch?v=gjHsRcJdwPQ</a> (Erişim Tarihi: 24 Kasım 2020).</li></ul>
<p><a href="https://www.globacademy.org/akdeniz-guvenligi/">Akdeniz Diyaloğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.globacademy.org">Global Academy</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
